Faks hakkında 8 ilginç bilgi. Evet, faks!

Eylül 9, 2018

1. Faks telefondan önce ortaya çıktı.

İskoç mucit Alexander Bain, teller üzerinden görüntü iletebilen elektrikli bir telgrafın tasarım patentini 1843’te aldı. Buna karşın, ilk telefonun patenti de Alexander Bell (gariptir ki o da ABD’ye göç eden bir başka İskoçtu) tarafından 1876’da almıştır.

Ayrıca fakslar, telefonlardan çok daha erken bir zamanda ticari kullanıma girmişlerdir. 1860’larda, İtalyan mühendis Giovanni Caselli, Paris-Marsilya ve Paris-Lyon arasındaki hatlarda “pantelegrafını” kurdu: gerçek ama aynı zamanda gelişmemiş bir faks makinesi. Hemen hemen aynı vakitlerde, Rusya’da, St. Petersburg ve Moskova’daki imparatorluk saraylarını birbirine bağlayan deneysel bir faks hattı kurulmuştu. Dünyanın ilk ticari telefon hatları, on yıl sonra, 1877’de çalmaya başladı.

2. Sizce kimse faks kullanmıyor mu? Tekrar düşünün!

Faksların modası yıllar önce geçmiş olabilir ancak hiçbir zaman tamamen kullanım dışı kalmamışlardır: Neredeyse tüm büyük şirket veya resmi kurumların web sitesindeki “Bize ulaşın” bağlantısına tıklarsanız karşınıza kesinlikle bir faks numarası çıkacaktır. Bu, kurumun derinliklerinde bir yerde, biraz tozlu olsa bile, tamamen işleyen bir faks makinesine sahip bir ofis olduğu anlamına gelir. Hatta birden fazla bile olabilir.

3. Fakslar Japonya’da gerçekten hala popüler

Faks makinelerinin hala çalışmaya devam ettiğini reddeden şüphecilerin, aktif faks numaraları için çevrimiçi bir arama yapmaları yeterlidir. Bu sorgu, İngilizce’de 400 milyondan fazla, Türkçe’de “fax” diye aratırsak 40 milyonun biraz üzerinde, “faks” diye aratırsak 36 milyonun biraz üzerinde ve evet şaşırtıcı ama Japonca’da 478 milyon sonuç veriyor.

Görünen o ki Japonya’da bir faks sahibi olmak sadece kurumsal organizasyonlar için değil, aynı zamanda bireyler için de hala rutin bir olay. Tahminler farklılık gösterse de, Japonya’daki evlerin % 40 ila % 50’sinde hala faks kullanıldığı görülmektedir.

4. Faks iletim standardı en son 2005 yılında güncellendi

Fakslama protokolünü tanımlayan temel belgenin adı, ITU-T Recommendation T.30‘dur. 1985 yılında hazırlanan bu belge, günümüzde imalatçıların faaliyetlerini düzenlemektedir. O günden bu yana bir düzineden fazla yeni sürüm ve değişiklik yayınlandı ancak bunların en günceli 2005’te çıktı.

Unuttuysanız hatırlatalım, 2005 yılında en modern işletim sistemi Windows XP, en havalı tarayıcı Internet Explorer 7 ve dünyanın en popüler cep telefonu Nokia 1110 idi.

5. Faks makineleri renkli görüntüleri iletebilir

Pek çok insan bilmez (ya da umursamaz) fakat faks yoluyla yalnızca siyah beyaz değil, renkli görüntüler göndermek de mümkündür. Bu özellik, yukarıda belirtilen T.30 standardının 1996 versiyonuna girmiştir. Dahası, siyah-beyaz fakslar TIFF formatında iletilirken, renkli fakslar JPEG kullanır.

Tabii ki, 1996’dan sonra üretilen faks makinelerinin hepsi renkli ileti gönderip basamaz; bu özellik, modelden modele değişir. Fakat bugün kullanılan cihazların çoğu bu özelliğe sahip.

6. Modern faks makineleri, bir faks makinesinden daha fazlasıdır

Doğrusunu söylemek gerekirse, pek çok kurum büyük ihtimalle uzun zaman önce, çok işlevli yazıcılar (MFP’ler) veya yazıcı, tarayıcı, fotokopi makinesi ve sevgili yaşlı faks makinesini birleştiren hepsi bir arada (AIO) birimler olarak bilinen daha modern tertibatlar için emektar faks makinelerini terk etti.

Bu cihazlar temelde bilgisayardır. Öncelikle, faks almak ve göndermek için bir telefon hattına bağlanırlar. İkincisi, kolay yazdırma ve tarama sağlamak için genellikle bir ev veya şirket ağına bağlanırlar.

7. MFP aygıt yazılımını güncellemek için bunu… yazdırmanız gerekir.

MFP’ler öncelikle yazıcıdır ve benzer hatlar üzerinden çalışırlar. Yazıcı tarafından bilgisayara verilen komutlar, yazdırma işi olarak işlenir. Bu, ayrıca aygıt yazılımı güncellemeleri için de geçerlidir, bunlar da yazdırma işi olarak gönderilir. Elbette, bu, aygıt yazılımını üreticinin web sitesinden güncelleyen bir programı indiren kullanıcı tarafından hemen anlaşılamayabilir. Ancak yakından bakıldığında, aslında olan budur; aygıt yazılımı da bir tür “çıktıdır”.

8. Faks makineleri, şirket ağını hacklemek için kullanılabilir

DEF CON 26’da, araştırmacılar Yaniv Balmas ve Eyal Itkin, bir faks makinesinin telefon bağlantısı yoluyla nasıl hacklenebileceğini gösterdikleri “What the Fax” isimli bir rapor sundu. Çalışmanın deneği, HP tarafından üretilen ucuz bir MFP idi.

MFP aygıt yazılımı üzerine çalışmak biraz zaman alsa da, Balmas ve Itkin sonunda faksla alınan JPEG dosyalarını işlemekten sorumlu bir cihaz işletim sistemi modülünde bir güvenlik açığı buldu. Bu güvenlik açığını kullanarak, gelen bir faks yoluyla MFP’in tüm kontrolünü ele geçirmeyi başardılar. Potansiyel sonuçları göstermek için araştırmacılar, cihazla aynı ağa bağlı bir bilgisayara virüs bulaştırmak için (WannaCry ve NotPetya salgınlarından sonra meşhur olan) EternalBlue açığını kullandılar.

 

Ekip, bulgularını HP’ye usulüne uygun olarak bildirdi. Neyse ki, HP güvenlik açığını ciddiye aldı, “kritik” statüsünde değerlendirdi ve açık olan cihazlar için derhal bazı yama aygıt yazılımları çıkardı.

Yeri gelmişken, bu liste yaklaşık yüz model içeriyor. Bu nedenle, HP tarafından üretilmiş dahili faks makinesine sahip bir MFP kullanıyorsanız, aygıt yazılımına bakıp güncelleme yapmanızı öneririz. Hazır bununla uğraşırken, böyle bir taş devrinden kalma bir iletişim aracına gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını da düşünün. Belki de geçmişi bırakmanın zamanı gelmiştir?