Ev ağınızı korumak için 5 ipucu

Ocak 23, 2019

Bugün evinizin güvenliğini sağlama konusunu ele alacağız.

Öyleyse, sorularla başlayalım:

  1. Evinizde Wi-Fi ağı var mı?
  2. İnternete bağlı en az bir cihazınız var mı?
  3. Arkadaşlarınız veya aileniz evinize geliyor mu?

Şimdi asıl önemli soruya geldik:

Evinizdeki her şeyin güvenli olduğundan emin misiniz?

Soruları rahatlıkla cevaplayabilirsiniz… Hiç kimse sizi izlemiyor (ya da izliyorlar mı? Bu soruya biraz sonra tekrar döneceğiz). Bu makalenin sonunda muhtemelen bu soruya, şu andakinden daha emin bir şekilde “Hayır” cevabını vereceksiniz.

1. Bilgisayarınızın güvenliğini sağlayın

Ev güvenliğiniz için en iyi başlangıç noktası, muhtemelen gerçek cihazlarınızın korunmasını sağlamaktır. Bilgisayarlar, tabletler ve telefonlar internetten veya çok sayıdaki uygulamadan gelen kötü amaçlı virüslere karşı hassastır. Bazen ücretsiz ama kötü amaçlı bir uygulama, başınıza bela açabilir.

Cihazlarınızı korumak için verilebilecek en iyi tavsiye, virüsten koruma yazılımı yüklemektir. Güvenilir ve bağımsız uzmanlar tarafından incelenen çok sayıda ürün, sizi virüslere karşı koruyabilir. Bu ürünler, geniş bir fiyat aralığına sahiptir. Hatta bazılarını ücretsiz temin edebilirsiniz. En gelişmiş korumayı ve PC, Mac, Android ve iOS cihazlar dahil olmak üzere birden çok cihazı kapsadığı için Kaspersky Security Cloud ürünümüzü önerebilirim.

İyi bir virüsten koruma yazılımına sahip olmanın yanı sıra cihazınızdaki uygulamaları, daima Google Play, Apple App Store veya uygulama sitesi gibi resmi kaynaklardan indirmek önemli bir kuraldır. Aksi takdirde aradığınız uygulamanın değiştirilmiş bir sürümünü indirebilirsiniz. Bu sürüm ekranınızı reklamlarla doldurmak, sizi izlemek, kaynaklarınızı kullanarak kripto para madenciliği yapmak veya banka oturum açma bilgilerinizi çalmak gibi istenmeyen özelliklere sahip olabilir.

2. Wi-Fi ağınızın güvenliğini sağlayın

Evinize internet bağlattığınızda sağlayıcınız, büyük ihtimalle kendi modem/yönlendirici kombinasyonunu yüklemiş, ev ağınızı adlandırmış ve sizin için bir parola belirlemiştir. Daha sonra bu adı değiştirmediyseniz ve yeni bir parola belirlemediyseniz şimdi tam sırası! Bu hizmetin parasını siz ödüyorsunuz, neden bir başkası bu hizmeti elinizden alsın?

Yönlendiricilerin çoğu, admin/admin veya admin/password gibi varsayılan kullanıcı adlarına ve parolalara sahiptir. Yönlendirici modelinizle ilgili basit bir Google araması, bu varsayılan oturum açma bilgilerini anında karşınıza çıkarır. Saldırganlar, buradan yola çıkarak ağınızı yeniden adlandırabilir, yeni bir parola belirleyebilir ve diğer seçenekleri yeniden yapılandırabilir. Veya tüm bunları siz yapabilirsiniz. Bu işlemleri, vakit kaybetmeden yapın. Hazır bu değişimleri yaparken yönlendiricinizin ürün yazılımını güncellemeyi de unutmayın.

Ayrıca evinizi ziyaret eden arkadaşlarınız ve aileniz için misafir ağı kurmalısınız. Ben, eğlenmek için kendi misafir ağımın adını “FBI İzleme Aracı” (tabii ki ana Wi-Fi ağımın adını burada yazmayacağım) koydum ve bu ağ için farklı bir parola belirledim.

3. Akıllı cihazların/Nesnelerin İnterneti cihazlarının güvenliğini sağlayın

Ağınıza IoT cihazları bağlıyorsanız bu cihazları, ana ağınız yerine misafir ağa bağlamanızı ve cihazların varsayılan parolalarını değiştirmenizi öneririm. Parolayı neden değiştirmeniz gerektiğini merak ediyor olabilirsiniz.

Bu sorunun cevabını, daha önce ele aldığımız yönlendirici konusunda vermiştik. Birçok IoT cihazı, yalnızca bir Google aramasıyla bulanabilecek varsayılan parolalara sahiptir. İsterseniz bunu kendiniz de kontrol edebilirsiniz. Bu kontrolden sonra mutlaka parolanızı değiştirmek isteyeceksiniz.

Bu sorunun endişe yaratmasının bir diğer nedeni de gittikçe daha fazla suçlunun, bu cihazlara virüs bulaştırması ve cihazları endişe verici bir oranda botnetlere eklemesidir.

4. Büyük Biraderin Gözlerini Bağlayın

Daha önce sizi kimsenin izleyip izlemediğini sormuştuk. Bu, tabii ki küçük bir şakaydı. Ama bilgisayar kameranız söz konusu olduğunda izlenip izlenmediğinize dikkat etmelisiniz. Birçok uygulama ve web sitesi, kameranıza ve mikrofonunuza erişim izni ister. Peki bu izinle ne yaparlar? Bunu asla tam olarak bilemezsiniz. Fakat dünyanın bir köşesinden birilerinin sizi gerçekten izliyor olma riski her zaman için geçerlidir.

Bundan nasıl kaçınabilirsiniz? Kameranızı bir bantla kapatabilir veya sadece kameranızı kullanmak istediğinizde açabileceğiniz bir web kamera koruması satın alabilirsiniz. İyi virüsten koruma programları da kameralara erişimi kısıtlama özelliğine sahiptir. Bu özelliği, kesinlikle öneririm.

5. USB tehditlerini uzak tutun

Ele alınması gereken diğer bir tehdit ise yalnızca işletmeleri değil, sizin ve benim gibi normal insanları da etkileyen bir tehlikedir.

Daha önce bir otoparkta, parkta, ofis lobisinde veya başka bir yerde bir USB bellek buldunuz mu? Bence bu soruya cevabınız büyük ihtimalle “evet”tir. Hepimizin zaman zaman karşısına çıkan fuar ürünleri ve eşantiyonlarla bu cihazları her yerde bulabilirsiniz. Dolayısıyla bunlardan bir tanesini yere düşürmek, sizi çok endişelendirmez.

Peki bunlardan birini yerde bulacak olsanız cihazı bilgisayarınıza takıp içinde sizi nasıl sürprizler beklediğini görmek ister misiniz? Bu sorunun cevabı yalnızca tek bir kelimeden oluşur: “Hayır!” Fazla merak yalnızca insanı öldürmez aynı zamanda cihazınıza kötü amaçlı bir yazılımın veya gizli bir kripto para madencisinin bulaşmasına neden olabilir. Bana inanmıyor musunuz? Çok geriye değil, sadece 2010 yılına dönelim. Bu tarihte Stuxnet virüsü, İran nükleer tesisinin ağına yalnızca basit bir USB bellek aracılığıyla bulaştı.

Hızlıca 2018 yılına geri döndüğümüzde ise Kaspersky Lab’in kısa zaman önce gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre, USB belleklerin ve diğer çıkarılabilir ortamların hala siber suçlular arasında kullanılan popüler bir yayılma aracı olduğunu görebiliriz.

Umarım bu ipuçları işinize yarar ve sizi ev ağınızın güvenliğini sağlamaya birkaç adım daha yaklaştırır. Ayrıca güvenlik seviyenizi artırmak için Kaspersky Daily‘de paylaştığımız ipuçlarını okumanızı öneririm.