Sosyal mecraları kullanan kullanıcılar için 5 altın kural

Temmuz 18, 2016

Dünyadaki toplam insan sayısının 7.4 milyar olduğu düşünüyor. 2015’in sonunda Facebook 1.59 milyar kullanıcıya ulaştı. Sosyal medya canavarının %17 büyüdüğünü göz önünde bulundurursak, bu göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir rakam. Bu diğer sosyal medya mecraları için de geçerli.
social-networking-rules-featured

Twitter’ın aylık 310 milyon aktif kullanıcısı ortalama bir dakika içerisinde 347,222 tweet atıyor. Bunların bir çoğu her gün yüz kat fazla tweet atıyor, ve bir kısmı da günde bir tweetten daha az atıyor. Instagram’ın ilk gününden bu yana 40 milyar fotoğraf paylaşıldı ve her gün 80 milyon civarında fotoğraf paylaşılıyor.
Bu devasa veri: biraz önemli, biraz ilginç, biraz gereksiz. Sosyal mecralar, kendi kurallarıyla, kendi şekilleriyle, kendi trendleriyle, gerçek dünyanın eklentileri gibiler. Bu yazımızda her sosyal medya kullanıcısının aklında bulundurması gereken 5 altın kuraldan bahsedeceğiz.

1. Trolleri beslemeyin
İnternet trolleri son derece provokatif insanlardır. Tartışmalara ”eğlenmek” için katılırlar. Her yerde troll bulabilirsiniz: forumlarda, chat odalarında, online iletişim olduğu herhangi bir mecrada. Özellikle haber sitelerinin yorum kısımları yüksek derecede trollük içerir. Emin olun, internet onlarla dolu.
Bir troll ile nasıl iletişim kurmalısınız? Basit, kurmayın! Görmezden gelin. Birçok kullanıcı atılan yemi yer ve bu trollere kendi görüşlerini ateşli şekilde anlatmaya çalışırken inanılmaz zaman kaybederler. Trollerle zamanınızı harcamayın.

Özellikle şanssız biriyseniz, intikam almaya çalışan trollerle karşılaşabilirsiniz – size spam mail yağdırırlar ya da hayatınızı mahvetmeye çalışırlar. Örneğin, insanları aşağılayan ve ezen troller sonucunda ortalama bir Amerikan çifti zaman kaybeder, para kaybeder, işlerini kaybeder, hatta evliliklerini dahi kaybedebilirler.

2. Yasal olmayan hiçbir şeyi paylaşmayın
Birleşik Arap Emirlikleri ve Yeni Zelanda’nın trollere karşı çok ağır yaptırımları var. 35.000 $’dan hapise varan geniş seçenekleri var.

Yine de, birçok ülkede yasal olmayan şeyleri paylaştığınız, tekrar paylaştığınız ya da başka aksiyonlarda bulunmanız sonucunda ciddi yaptırımlar ile yüzleşebilirsiniz. Örneğin Facebook’ta insanları ayaklanmaları için cesaretlendiren etkinlik başlattıkları için iki kişi dört yıl hapis cezası aldı. Bangladeş’te bir adam başbakanın ölmesini istediğini ‘şaka’ olarak paylaştığı için mahkum edildi. Yani kendi ülkenizin yasalarını bilip, paylaşım yapmadan önce düşünmenizde yarar var.

3. Sahtekarlıklara prim vermeyin
Sahtekarlar genellik ölmek üzere olan bebekler, boğulan köpek yavruları ya da acı çeken gaziler hakkında acıklı hikayeler ile insanları kandırırlar. Bu tarz gönderiler interneti boydan boya dolaşarak yardım ararlar. Asıl amaçları hırsızlık, oltalama saldırısı ve zararlı yazılım dağıtımıdır.

Bu tarz gönderilerin genelde fazlaca paylaşımları vardır, fakat bu paylaşımların büyük bir çoğunluğu yine sahtekarlıkla arttırılmıştır. Gerçek yardım çağrıları genellikle aileniz, arkadaşlarınız ya da arkadaşlarınızın arkadaşları tarafından oluşturulduğu zaman güvenlidir. Dağıtma ve bedava verme işleri de şirketlerin resmi sayfaları tarafından yapıldığında güvenlidir, tanımadığınız yabancılar tarafından değil.

Bu yüzden uyanık olup ”beğen” ya da ”paylaş” yapmadan önce dikkatlice göz atmak daha doğrudur. Bütün bu tarz gönderileri kontrol etmek istemiyor musunuz? O zaman tıklamayın. Böylelikle kendinizi de arkadaşlarınızı da korumuş olursunuz.

4. Okuyanların tepkilerini düşünün
Facebook ve Instagram hesaplarınızda büyük ihtimalle iş arkadaşlarınız, üstleriniz ve müşterileriniz vardır. Yeni bir iş için başvuru yaptığınızda, insan kaynakları birimi büyük ihtimalle sosyal medya profillerinize göz atacaktır. Ne göstermek istediğinizi iyi düşünün – ya da daha önemlisi görmelerini istemediğiniz şeyleri iyi düşünün.

Aynı zamanda başkalarının profillerinde ve sayfalarda neler paylaştığınıza da dikkat edin. Mesela 2013’te bir Pensilvanya’da bir adam, öğrencisine online olarak ‘iltifat’ yağdırdığı için işinden kovuldu. Yorumları cinsel de değildi, uygunsuz da değildi ama görünen o ki, öğrencinin annesi bu durumdan hoşlanmamış. Geçtiğimiz yol, Washington – Moses Lake’deki bir öğretmen hiç tanımadığı birinin durumuna yazdığı şikayetler sebebiyle kovuldu. Fotoğraflarınızı ve durum güncellemelerinizi sadece gerçek arkadaşlarınızla paylaşmanızın önemini anlatabilecek daha çok örnek var.

Profilinizi yabancılardan gizlemek için Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn ve Tumblr güvenlik ayarları hakkındaki gönderilerimize bakabilirsiniz.

5. Kişisel verilerinizi herkese açık yapmayın.
Birçok sosyal mecra artık çektiğiniz fotoğraf ile ya da yazacağınız bir yazı ile”check in” özelliği sunuyor. Eğer bir etkinlik ile ilgileniyorsanız, sosyal mecra bunun arkadaşlarınıza da gösterip onların da katılmak isteyip istemeyeceklerini soruyor.

Genel ayarlar olarak, bu verilere herkes erişebilir ve suçluların bunları kullanmak için geliştirdiği evinize girmekten, sizin dijital kimliğinizi çalmaya kadar binlerce yöntemleri var. Bu yüzden size bu ayarları yabancıların göremeyeceği şekilde yapmanızı şiddetle öneririz.

Ayrıca bu insanları rastgele arkadaş listenizde tutmamanız için de iyi bir sebep: sizi ekleyen insanlar bot olabilir, trol olabilir hatta suçlu da olabilir. Facebook’un düzinelerce ortak arkadaşınız var dese bile, gerçek olduğuna emin olmadığınız kimse ile arkadaş olmayın.