Kale gibi korunan bir ev: Ev için güvenlik teknolojileri

Ağustos 15, 2019

Evimiz, huzura kavuştuğumuz özel bir ada gibidir, tabii güvenli olması şartıyla. Aksi halde ev, kötü giden bir günde kamuya açık bir hale gelebilir. Biz de bunları göz önünde bulundurarak, güvenlik teknolojileri alanındaki trendlerden ve yeni ürünlerden bir seçki hazırladık. Yazımızda her birinin avantajlarını ve sizlerin kullanıcı olarak neleri dikkate almanız gerektiğini açıklıyoruz.

DIY güvenlik sistemleri

Analistlere göre, önümüzdeki senelerde daha fazla insan kendi ev güvenlik sistemini kuracak ve profesyonel destek almadan evini izleyecek. Kurulumu ve kullanımı özel bilgi gerektirmeyen çok sayıda sistem piyasada halihazırda sunulmaktadır. Kurulumdan tasarruf edilebilmesi ve merkezi bir güvenlik masasına bağlanmak zorunda olunmaması dikkate değer özellikler olduğundan, bu tarz sistemler rağbet görmektedir. Ancak bir DIY sistemi satın almayı düşünüyorsanız, bu sistemlerde belli sıkıntılarla karşılaşmanızın kaçınılmaz olduğunu unutmamakta fayda var.

İlk olarak, günün herhangi bir saatinde alarm her an tetiklenebilir. Bir arkadaşınızın evinde yatıya kaldığınızı veya tatil için denize gittiğinizi ve birdenbire güvenlik sisteminizden bir mesaj geldiğini varsayın. Bu durumda ne yaparsınız? Alarmın hatalı olup olmadığını görmek için gecenin bir yarısı kamera görüntüsünü inceler misiniz? Mesajı görmezden mi gelirsiniz? Sabah mı kontrol edersiniz? Peki ya eviniz gerçekten soyulduysa?

İkinci olarak, bazı iletişim sorunları ortaya çıkabilir. Olmadık bir zamanda telefonunuzun şarjının bittiğini veya kapsama alanı dışında kaldığınızı varsayın. Ve tam da o an hırsızlar evinize giriyor. Güvenlik sistemi sizi uyarmaya çalışıyor ancak size ulaşamıyor ve mesajı iletemiyor. Bu elbette uzak bir ihtimal gibi gelebilir, ancak imkansız da değildir.

Üçüncü olarak, ev güvenliğinizin sorumluluğunu tamamen üstlendiğiniz takdirde, sistemin güvenliğine sizden başka kimse göz kulak olamayacaktır. Ayrıca her teknolojide (güvenliğe ilişkin teknolojiler de dahil), güvenlik açığı oluşabilir ve bu açıklar suçlular tarafından kötüye kullanılabilir.

Örneğin, 2017 yılında araştırmacı Ilia Schnaidman iSmartAlarm adlı DIY tipi sistemde, saldırganın her türlü alarm sisteminin kontrolünü eline almasına ve istediği gibi açıp kapamasına izin veren hataları (bug) keşfetmiştir. Ayrıca yakın zamanda, Kaspersky uzmanları bir Fibaro akıllı evini hackleyerek, hem güvenlik sistemi ve güvenlik kameralarını devre dışı bırakmayı hem de akıllı kilide sahip ön kapıyı uzaktan açmayı başardılar.

Akıllı cihazlardan oluşan bir ev ordusu

Güvenlik sistemleriyle ilişkisi olmayan akıllı ev bileşenleri de evinizdeki nesnelere göz kulak olmanıza yardımcı olur. Mesela akıllı kapı zili, evden çok uzakta olsanız dahi gelen kişileri görmenize ve onlarla konuşmanıza olanak sağlar.

Eğer gelen kişi güvenilirse, akıllı kilide bir komut yollayarak onları içeri alabilirsiniz. Veya kapı belirli kişilere otomatik olarak açılabilir; örneğin tanıdığınız ve güvendiğiniz temizlikçiniz geldiğinde. Akıllı kilit ayrıca kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizi kontrol etmenize de olanak sağlar.

Akıllı ışıklar siz yokken evinizin bahçesine biri girdiğinde anında yanabilir. Bazen bu ışıkların yanması dahi amatör hırsızları korkutmaya yeterli olabilir. Öte yandan birçok sistem üreticisi, akıllı ışıkları belirli zamanlarda açıp kapatarak evde birilerinin olduğunu düşündüren “uzak” ışıklandırma modu sunmaktadır.

Ancak diğer bütün görece yeni teknolojilerde olduğu gibi, akıllı cihazlarda da güvenlik açığı mevcuttur. Bu cihazlar hacklenebilir ve size karşı kullanılabilir. Ve ekipman ne kadar karmaşık olursa, ortada görünür bir sebep yokken hata oluşma şansı da o kadar artabiliyor.

Biraz yapay zeka ekleme

Ev güvenliği alanındaki bir diğer trend de yapay zeka (AI). Geleneksel akıllı cihazlardan farklı olarak, AI sistemleri öğrenme ve uyum sağlama becerisine sahiptir. Güvenlik teknolojilerinde yapay zeka sistemlerine gerçek ve hayali tehditleri ayırt etmesi öğretilir. Mesela; evinize zorla giren bir hırsızla pencereden içeri giren çocuğunuzun ayrımını yapabilmesi. Bu öğrenme sayesinde daha az yanlış alarm verilir, kullanıcılar ve güvenlik personeli gelen alarmlara karşı daha duyarlı davranır.

Bunu başarmak için geliştiriciler bir dizi teknoloji kullanmaktadır. Yüz tanıma teknolojisi, sistemin ev halkı ile arkadaş ve akrabalar gibi olağan misafirlere otomatik olarak yeşil ışık vermesine olanak tanır. Öte yandan geofencing (coğrafi çit), birisi eve gereğinden fazla yaklaşırsa veya kapıda uzun süre durursa bunu tespit eder.

Elbette yapay zeka kararlarının hassasiyetinde daha fazla ayarlama yapılması gerekmektedir. Ayrıca, bu elektronik beyinler de insan beyni gibi kandırılabilir. Sonuç olarak, insanların güvenlik sistemlerini izlemeleri bir süre daha devam edecek diyebiliriz.

Robot korumalar

Akıllı veya geleneksel, yukarıda bahsedilen bütün sistem ve cihazlar sabittir ve serbestçe dolaşamaz; bu demektir ki teorik olarak kör noktalara sahipler. Bu bakış açısına göz önünde bulundurarak Sunflower Labs ilginç bir geliştirme ortaya çıkardı.

Alan sınırları boyunca, mikrofon ve hareket/titreşim sensörleriyle donatılmış bahçe lambaları kurulmuştur. Bu lambalar şüpheli gördükleri bir şeyi fark etmeleri üzerine ev sahibine haber verir ve ev sahibi mobil uygulama yardımıyla bir kamera drone’u harekete geçirir. Drone, “tehlike noktasına” otomatik olarak rota belirler ve ev sahibine kameradan gerçek zamanlı video aktarımı sağlar. Turunu tamamlayan drone şarj doldurmak için yerine döner ve buradan verileri bulut sistemine yükler.

Bu noktada çeşitli sorular akla gelmektedir: Drone kötü hava koşullarında da kullanılabilir mi? Saldırgan drone’u düşürebilir mi? Bu durumda sistem kendisini nasıl koruyabilir? Drone’u ele geçirmek ne kadar kolaydır? Ancak resmin tamamına baktığımızda, geliştiriciler ev güvenliğini daha kullanıcı dostu ve güvenilir kılmak için yeni yöntemler aramaktadır.

Özerklik arayışı

Gördüğünüz gibi, güvenlik sistemleri ve diğer ev koruma teknolojileri gittikçe daha esnek, özerk ve erişilebilir hale gelmektedir. Bu elbette iyiye işarettir. Gelecekte, daha fazla insan evlerinin güvenliğini gerçek zamanlı olarak izleyebilecek ve olaylara hızlı bir şekilde tepki verebilecek.

Öte yandan, bağımsız güvenlik sistemlerine ve akıllı çözümlere geçiş, kullanıcı tarafında bilgi güvenliği hakkında çok daha zengin bir birikimi gerektirecektir. Güvenlik sisteminizin saldırganların silahına dönüşmesini önlemek için en azından, güvenlik açıkları üzerine en güncel bilgilere ulaşmalı ve tüm güncellemeleri gecikmeksizin yüklemelisiniz.