Fidyenin ödememesi gerektiğini kötü şekilde öğrenen hastane

Hastalandığınızda doğal olarak doktora gidersiniz. Ancak bilgisayarınız ‘hastalandığında’ sanıyoruz ki doktorunuzun tavsiyesini sormazsınız. Biz Kaspersky Lab olarak sık sık fidye yazılımı için para ödememeniz gerektiğini ısrarla belirtiyoruz. Bunun birçok sebebi

Hastalandığınızda doğal olarak doktora gidersiniz. Ancak bilgisayarınız ‘hastalandığında’ sanıyoruz ki doktorunuzun tavsiyesini sormazsınız. Biz Kaspersky Lab olarak sık sık fidye yazılımı için para ödememeniz gerektiğini ısrarla belirtiyoruz.

Bunun birçok sebebi var: mesela en önemlisi şu, suçlulara güvenilmez. Maalesef Kansas Kalp Hastanesi bunu çok kötü bir şekilde öğrendi. İstenilen fidyeyi ödediler, suçlular sadece dosyalarının bir kısmını çözdüler ve geri kalanı için daha fazla para istediler.

Hastanenin bulunduğu konum kesinlikle çok kötü ama en azından ‘fidye virüsüne para öderseniz neler olabileceğini’ görmeniz için güzel bir örnek oldu.
Suçlular da fidye yazılımları gibiler, sürekli kendilerini yenileyip geliştiriyorlar. Eğer sizi kolay lokma olarak görürlerse, sizleri ceplerini dolduracakları ATM’ler olarak görüyorlar – ki onların da hacklenebildiğini anlatmıştık.

Kansas Kalp Hastanesi, bu büyük hatalarından fidye ödemeyi reddetmeyi öğrendiler. Hastanenin bu hasarı mümkün olduğu kadar azaltma planları vardı.


Ne kadar kötü olsa da, görünen o ki fidye yazılımları sorun olmaya devam edecek. Daha kötüsü, Güney Amerika / Türkiye gibi yerlerde fidye yazılımlarına karşı bilinç son derece düşük. Şunu da unutmayın, hackerların yüksek kazançlar elde ettiği bu fidye dünyasında yöntemleri, fikirleri ve düşünceleri günbegün değişiyor.
Her zamanki gibi yine bireysel kullanıcılara ve şirketlere, verilerini sık sık harici disklere ya da bulut sistemlerine yedeklemelerini ve bir güvenlik çözümü kullanmalarını öneriyoruz.

İpuçları

Her iki paroladan biri (neredeyse) bir dakikadan kısa sürede kırıldı

İki yıl önce ilk kez gerçekleştirdiğimiz, karanlık ağda sızdırılan gerçek hayattaki parolaların kırılabilirliğine ilişkin çalışmamızı yeniden ele aldık. Sonuçlar düşündürücü: Parolaların neredeyse yarısı bir dakikadan kısa sürede kırılabilirken, beş paroladan üçü bir saatten az sürede kırılıyor. Güvenli olmayan parolalardan nasıl kurtulabiliriz?