Veri ihlalleri canınızı mı sıkıyor?

Halk arasındaki yaygın inanışa göre; taşınmak, kovulmak veya boşanmak, bir insanın başına gelebilecek en stresli olaylardır. Büyük resme bakarsak veri ihlallerinden, şifre yönetiminden ve cihaz güvenliğinden oluşan stres çok da sorun olmamalı.

Halk arasındaki yaygın inanışa göre; taşınmak, kovulmak veya boşanmak, bir insanın başına gelebilecek en stresli olaylardır. Büyük resme bakarsak veri ihlallerinden, şifre yönetiminden ve cihaz güvenliğinden oluşan stres çok da sorun olmamalı.

Fakat yaptığımız son araştırmaya göre, insanlar oldukça büyük boyutlardaki bilgileri güvende tutmak için yaşanan baskının stresinden de etkileniyor: Araştırmamıza katılan insanların %69’u veri ihlali haberleri nedeniyle strese girdiğini kabul etti. Bununla birlikte, her hafta medyada yayınlanan çok sayıdaki veri ihlali haberiyle, bu durum etkisini ciddi anlamda artırmaya başladı.

Birkaç psikologla stres ve siber suçluların yarattığı stresin nedenleri üzerine bir görüşme yaptık. Würzburg Julius-Maximilians Universitesi’nden medya psikoloğu Frank Schwab şöyle diyor: “Veri ihlalleri gibi dış kaynaklı olaylar ve cihazlarınızı korumak için kullanabileceğiniz en iyi yöntemler gibi anlamadığınız noktalar ile ilgili duyduğunuz endişelerden kaynaklanan stres, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Belirli bir stres seviyesi oldukça normaldir fakat burada kilit nokta, kontrolü yeniden ele alabilmektir ve siber kaynaklı stres durumunda kontrol kolaylıkla ele alınabilir.” Araştırmamızda ortaya çıkan sonuca göre; bu stres, insanların çevrimiçi hayatlarını güvence altına alma konusunda kendilerini kontrolsüz hissetmelerinden ileri geliyor.

Araştırmamızda ortaya çıkan bir diğer sonuca göre ise; insanların evlerinde bir siber saldırıya uğramakla ilgili duydukları endişe (%58), iş yerlerinde bir siber saldırıya uğramakla ilgili duydukları endişeden (%48) çok daha fazla. Bu durum, muhtemelen, insanların çevrimiçi güvenlik konusunda işverenlerine büyük bir güven duyuyor olmasından kaynaklanıyor (%68).

Bu da sık karşılaşılan bir yanılgı: İnsanlar genellikle iş yerlerindeki cihazları ve hesapları konusunda o kadar da dikkatli olmaları gerekmediğini düşünür. Aslında, siber suçlular çoğunlukla bir işletmedeki en zayıf halkayı (yani insanları) hedefler, çünkü bireylerin yerine işletmeleri hedeflemek daha büyük kazançlar sağlar. Bu nedenle; insanların hem işte hem de evde şüpheli e-postaları tanımlama, güçlü ve özgün parolaları korumak için parola yöneticisi kullanma ve yalnızca güvenilir web sitelerini ziyaret etme konusunda aynı siber güvenlik önlemlerini alması gerekir.

Araştırmanın en ilginç bulgularından biri; kullanıcıların cihaz girişleri (%8), hesap girişleri (%6) ve kredi kartı bilgileri (%3) konusunda bir parola yöneticisine güvenmekte oldukça isteksiz bir yaklaşım sergilerken bu bilgileri partnerleriyle paylaşmakta hiçbir sıkıntı görmemesi (%53, %47 ve %47).

Bu gibi detaylar konusunda yalnızca parola yöneticilerine güvenilmesi gerektiği öneriliyor olsa da, insanların bilgilerini korumak için bu bilgileri elinde tutan teknoloji şirketlerine ve teknoloji kuruluşlarına karşı büyük bir güvensizlik duyulduğunu gördük. %17 oranla, en yüksek güvensizlik yüzdesini hükümet aldı. Katılımcıların %16’sı hiçbir sektöre güvenmediğini belirtti. En yüksek güven yüzdesini son birkaç yılda yüksek profilli veri ihlallerine tanık olan üretim, sağlık ve eğitim sektörleri aldı.

Çevrimiçi ortamda, çok sayıda kuruluş tarafından çeşitli şekillerde saklanan bu hassas bilgilerin takibinin insanlarda belli seviyede bir stres uyandırması oldukça normaldir; katılımcıların %66’sı sahip oldukları çevrimiçi hassas bilgilerin miktarı konusunda endişe duyduğunu belirtti. Bununla birlikte, kendi siber güvenliğinizin kontrolünü elinizde tutmak size kontrol gücü vererek yaşadığınız stresi azaltmanıza yardımcı olabilir, böylelikle kafanızı daha büyük meselelere yorabilirsiniz!

İçinde bulunduğunuz stres durumunu hafifletmek istiyorsanız, aşağıdaki basit ipuçlarını deneyebilirsiniz:

  1. Verilerinizin kontrolünü eleinizde tutun: Eski sosyal medya hesapları veya alışveriş sitesi hesapları gibi artık kullanmadığınız hesaplarınızı silin.
  2. Verileriniz internete sızdıysa parolalarınızı değiştirdiğinizden emin olun: İyi bir parola yöneticisi işinizi çok kolaylaştıracaktır.
  3. Sizden bağlantılara tıklamanızı veya ek indirmenizi isteyen e-posta veya mesajlara dikkat edin. Kimlik avı e-postaları, hesap hırsızlıklarının en etkin yollarından biridir. Kafanızda soru işareti bırakan postalara tıklamayın!
  4. Tehlikeli e-posta ve web sitelerinden kaynaklanan riski en aza indirmek için tüm cihazlarınızda virüsten koruma yazılımı çalıştırın.
  5. Kişisel verilerinizi ayrı bir hard diske veya cihaza yedekleyin. Fidye yazılımları, verileriniz için hala büyük bir tehdit oluşturmaktadır ve güvende olmak her zaman en iyisidir.

Akıllı telefonunuzu banyoya götürmekten vazgeçin

“İnternet bağımlılarının” sayısı her yıl artıyor. Akıllı telefonlarımızı kullanarak haberleri okuyabilir, arkadaşlarımızla iletişim kurabilir, fotoğraflara ya da videolara göz atabiliriz. Ayrıca birçok insan, telefonlarında önemli verileri depolayabilir ve mobil cihazları aracılığıyla sosyal medyaya ve internet bankacılığına erişim sağlayabilir.

İpuçları