content/tr-tr/images/repository/isc/2020/is-it-safe-to-post-photos-of-your-kids-online.jpg

”Sharenting”in tehlikelerin

Ebeveynlik yirmi birinci yüzyıla hızlı bir giriş yaptı. Çocuklar ilk süt dişlerini çıkarmadan önce bile dijital dünyaya adım atıyor. Hatta bazı çocuklar doğmadan önce anne ya da babanın Facebook'ta bir ultrason fotoğrafı paylaşmasıyla dijital ayak izine sahip oluyor. Tabii ki, bebek sahibi olmak arkadaşlarınız ve ailenizle paylaşmak istediğiniz keyifli bir olaydır. Bununla birlikte, bazı ebeveynler biraz fazla paylaşım yapıyor (başka bir deyişle “sharenting” ve risk doğuran her türlü sosyal medya kullanımı veya aşırı kullanımı gibi).

Çocuklarınızın fotoğraflarını çevrimiçi yayınlamanın tehlikeleri 

Çocuklarınızın çevrimiçi fotoğraflarını paylaşmadan önce düşünmeniz gereken bir dizi faktör vardır ve sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte iki şey değişmiştir. İlk olarak, sosyal medya yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunu göz ardı edemez veya reddedemezsiniz. İkincisi, çevrimiçi ortamda yayınlandıktan sonra içeriği silmek inanılmaz derecede zor olabilir. Birden fazla “beğenme” ve “paylaşım”, çocuğunuzun resmini dünyanın dört bir yanına, tanımadığınız kişilere bile gönderebilir ve bir başkasının sabit diskine girdiğinde onu asla kaldıramazsınız.

Bu riskler, çocuklar büyüdüğünde ve kendilerine bakabilir hale geldiğinde sona ermez. Bu nispeten yeni bir fenomen olsa da fotoğrafların yanı sıra çocuklarının tam adı, doğum tarihi ve yeri gibi hassas bilgileri de yayınlayan ebeveynlerin aşırı paylaşımı sonucunda dolandırıcıların, çocukların kimliklerini çalabileceği yönünde spekülasyonlar vardır. The New Yorker’ın yaptığı çalışmaya göre, “sharenting” 2030'a kadar bugünün küçüklerini etkileyecek tüm kimlik sahtekârlığı davalarının yaklaşık üçte ikisinden sorumlu olabilir.

Çocuğunuzun fotoğraflarını çevrimiçi paylaşma - gizlilik sorunları ve yasal sorunlar

Bebekler doğaları gereği bir fotoğrafın yeniden üretilmesine bilinçli şekilde onay veremez. Özellikle çocuklarınız büyüdükçe gizlilik meselelerini düşünmelisiniz. Fransa ve Almanya gibi bazı ülkelerin yasal sistemlerinde çocuklar kendi görüntülerine sahip olma hakkına sahiptir. Ebeveynler bu hakkın sahipleri olarak değil sadece vekilleri olarak tanınır.

ABD'de konu pek netleştirilmemiş olsa da sosyal medyada paylaşım yapmanın yasal riskler vardır. Aşırıya kaçan olaylardan birinde, “DaddyOFive” adlı YouTube kanalında yayınlanan içerikler, ebeveynlerin kötü niyetli davranışlarına kanıt olarak kullanıldı ve olaya dahil olan çocuklardan ikisinin velayeti aileden derhal alındı. Ebeveynlerin çocukları istismar ettiğini düşünen avukatlar, videoların paylaşılma şeklinin de bir tür istismar olduğunu dile getirmişti.

Çocuklar sosyal medyayı anlayacak kadar büyüdüklerinde, çevrimiçi fotoğraflarını paylaşmak için izinlerini istemelisiniz. Böylece yalnızca çocuklarınızın mahremiyetine saygı duymakla kalmaz, onlara çevrimiçi görgü kurallarını öğretmiş de olursunuz. Onları, hangi fotoğrafların yayınlanmaya uygun olduğuna ve fotoğrafı kimin göreceğine karar vermenin yanı sıra fotoğrafları paylaşmaya karar verme sürecine de dahil edin. Bu, sosyal medyanın çalışma şeklini öğrenmelerini sağlayacak bir proje oluşturmanın iyi bir yoludur. Aynı zamanda kendi Facebook, Snapchat veya Instagram hesaplarını almadan çok önce, çevrimiçi fotoğraf göndermenin güvenlik sorunları doğurabileceğini anlamalarına da yardımcı olursunuz.

the dangers of posting your kids photos on social media

Çocuklarınız interneti keşfetmeye başladığında onları Kaspersky Safe Kids 2020 ile korumak isteyebilirsiniz. Bu şekilde, bazı ebeveyn kontrollerini uygulayarak, görmemeleri gereken web sitelerine veya içeriğe erişmediklerinden emin olabilirsiniz.

Başkalarının çocuklarının fotoğraflarını çekerseniz, bu fotoğrafları asla onların rızası olmadan paylaşmamalısınız. Örneğin bir spor etkinliğinde veya pijama partisinde fotoğraf çektiyseniz, diğer ebeveynlere fotoğrafları paylaşmanızın onlar için sorun olup olmayacağını sormayı unutmayın. Başkalarının Facebook fotoğraflarında çocuklarınız da varsa ve bundan memnun değilseniz, çocuklarınız 13 yaşından (kendi Facebook hesaplarını alabilecekleri yaş) küçük oldukları sürece resimlerin kaldırılmasını isteme hakkına sahipsiniz.

Okullar, spor kulüpleri ve diğer gençlik örgütlerinin kendi sosyal medya politikaları olmalıdır. Çocuklarınızın fotoğraflarını yayınlamadan önce her zaman onayınızı almalıdırlar. Onay vermeniz durumunda, bunun bir genel onay değil sadece belirli olaylar veya fotoğraf çekimleri için geçerli olduğundan emin olun.

Ayrıca, bir uzmana çocuklarınızın portre fotoğraflarını çektirecekseniz, telif hakkı ile ilgili kuralları bildiğinizden emin olun ve bunları özel olarak paylaşmanın uygun olup olmadığını sorun. Bazı uzmanlar, ailenizin ve arkadaşlarınızın fotoğrafları görmek için giriş yapabileceği, kendilerine ait güvenli platformlar oluşturur.

Çocuğunuzun fotoğraflarını nasıl güvende tutabilirsiniz?

Bu çeşitli risklerin ışığında, "Çocuğumun resimlerini internette yayınlamak hiç mi güvenli değil?" diye düşünüyor olabilirsiniz. Bazı ebeveynler sosyal medyayı hiç kullanmamaya ve fotoğraflarını kesinlikle gizli tutmaya karar verir. Ancak siz paylaşmak istiyorsanız, sosyal medyayı daha güvenli kullanmanın ve sharenting’in riskini en aza indirmenin yolları olduğunu unutmayın.

  • Sosyal medya gizlilik ayarlarınızı kontrol edin. Yayınlarınızı “yalnızca arkadaşlar” ile sınırlandırın ve fotoğrafları yeniden paylaşma haklarına sahip olmadıklarından emin olun.
  • Fotoğraflarınızı çılgınca paylaşmamaları için yakın arkadaşlarınızla ve ailenizle gizlilik hakkında konuşun.
  • Arkadaş listenizi kontrol edin ve yakın arkadaşınız olmayan kişileri kaldırın. Tatilde tanışıp arkadaş olduğunuz tatlı insanlar, arkadaşlarınızın arkadaşları ve sadece nezaketen eklediğiniz insanlar, çocuklarınızın fotoğraflarını paylaşmanız konusunda güvenlik riski oluşturur.
  • Fotoğraflarınız için meta verileri (EXIF verileri olarak da bilinir) ve coğrafi etiketlemeyi kapatın. Bu, hiç kimsenin fotoğraf meta verilerini kullanarak çocuklarınızı bulamayacağı anlamına gelir. Veya paylaşım yaptığınız platformun fotoğraflarınızdan EXIF verilerini kaldıracağından emin olun. EXIF verileri hakkında buradan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
  • Yabancıların çocuklarınızı tanımlamak için yararlanabileceği veriler kullanmayın. (ör. tam adları, doğum tarihleri veya gittikleri okul) Takma adlar veya betimleyici ifadeler kullanmak, çocuğunuzun gerçek kimliğinin bulunmasını zorlaştırmak için iyi bir yoldur. "Küçük böceğim", "minik prensesimiz" veya "muhteşem zıplayan fasulye” gibi ifadeler, yabancıların çocuklarınızı tanımlama girişimlerini engelleyecektir.
  • Çocuklarınızın çıplak veya yarı çıplak fotoğrafları paylaşılmamalıdır. Bir fotoğrafla ilgili en ufak şüpheniz varsa paylaşmayın.

Fotoğraf çekerken, çocukları izlemek için kullanılabilecek sokak adları ve numaralar gibi ipuçlarından kaçının. Küçük çocuklar için, hangi okula gittiklerini gösteren, okul üniformasıyla çekilmiş resimleri paylaşmamaya karar verebilirsiniz.

Facebook veya Instagram'da bebek resimleri paylaşmanın tehlikeleri maalesef ortada. Yine de paylaşım yapmak için kullanabileceğiniz daha güvenli platformlar vardır. Seçtiğiniz arkadaşlarınıza fotoğraflarınıza erişim vermek için WhatsApp'ı kullanabilirsiniz; bu hizmet, korsanların verilerinizi ele geçirmesini önlemek için uçtan uca şifrelenmiştir. Veya Flickr'da özel, yalnızca davet edilenlerin görüntüleyebildiği bir albüm oluşturabilirsiniz.

Fotoğraf paylaşmanın bir başka yolu da bu konuda endişe duyan ebeveynler arasında giderek daha popüler hale gelen Tinybeans platformudur; özel bir grup kurup eski “bebek kitaplarına” çok benzer bir şey oluşturmanıza imkan verir. 2012 yılında kurulan Tinybeans, sadece davet edilenlerin katılabilmesi ve güvenli olması nedeniyle 3 milyondan fazla kişi tarafından sevilerek kullanılıyor.

how to protect your baby photos online

Çocuğunuzun fotoğraflarını koruma – son sözler

Birçoğumuz sosyal medyayı spontane bir şekilde kullanıyoruz. Yani bir şey görüp fotoğrafını çekiyor, düğmeye basıp paylaşıyoruz. Paylaştığımız şeyi o anda tüm arkadaşlarımız görüyor.

Ama konu çocuklarınızı paylaşmak olduğunda, ne yaptığınızı düşünmek için harcadığınız zamana değer. Bu, çocuğunuzun on yıl sonra görmek isteyeceği ve onu gülümsetecek bir fotoğraf mı? Yoksa paylaştığınız için öfke duyacak veya utanacaklar mı? Bu, 20 yıl sonra internette yapılan bir aramada ortaya çıktığında ona zarar verebilecek bir fotoğraf mı?

Nihayetinde çocuklarınızın dijital ayak izlerini oluşturduğunuzu unutmayın. Giderek daha da bağlantılı hale gelen bir dünyada bu, ebeveynler için önemli bir sorumluluktur. Neredeyse çocuğunuza iyi bir eğitim vermek ve onları iyi birer vatandaşa dönüştürmek kadar önemlidir. Yani, çocuklarınıza mutlu olacakları bir dijital ayak izi bırakmak sadece iyi ebeveynliğin değil, onlara sevginizi göstermenin de bir yoludur.

İlgili bağlantılar

Çocukların İnternette Karşı Karşıya Olduğu En Büyük Yedi Tehlike:Onları Nasıl Güvende Tutabilirsiniz?

Sosyal Medyada Güvende Kalma

Ebeveynlerin çocuklarının fotoğraflarını internette yayınlamadan önce dikkate alması gerekenler

“Sharenting” kelimesi, “share” (paylaşım) ve “parenting” (ebeveynlik) kelimelerinin birleşiminden oluşur) - Ebeveynler, çocuklarının fotoğraflarını sık sık Facebook’a yüklüyor. Ancak çocuklarınızın fotoğraflarını çevrimiçi veya sosyal medyada paylaşmak güvenli mi?
Kaspersky Logo